Hürriyet

19 Aralık 2010 Pazar

bloody mary!!!




  Daha önce de bloody mary'i ne kadar sevdiğimden bahsetmiştim size. Şimdi sıra geldi "home made bloody mary'e" benim için de yeni bir deneyim olacak... Çeşitli internet sitelerinden baktıktan sonra ve bloody mary'nin tam tarifini buldum.





işte recipe'niz ;)

- 4.00cl. Vodka
- 10.00cl. Domates Suyu
- 2 damla Tabasco Sauce ( benim gibi acı seviyorsanız daha da fazla koyabilirsiniz ;) )
- 5 damla Limon Suyu
- 5 damla Worcestershire Sauce
- 1 Tutam Kereviz Tozu
- 1 tutam Tuz
- 1 tutam Karabiber
-ve tabiki de buzzzz
+ hazırlarken shaker'a ihtiyacınız olabilir.

veya ölçüleri boşverin, kendi damak tadınıza göre yukarıdaki malzemelere sadık kalarak karıştırın gitsin :D
www.uzmantv.com/bloody-mary-nasil-hazirlanir

(barmenin sos isimlerini telaffuzundan dolayı özür dilerim, iyi bir tarif olduğu için koymak istedim yine de :)) )

p.s: sizin için bloody mary araştırmaları yaparken, shrimp bloody mary tarifi de buldum. hiç içmedim ama eğer karides seviyorsanız eminim ki shrimp b.m de çok lezzetlidir. 


18 Aralık 2010 Cumartesi

Homecoming!!!

  Yılın en sevdiğim zamanı, bugün oldu son iki senedir. Yurt dışında okuyan tüm öğrencilerin eve dönüş günü :))) Her ne kadar 2 gündür hasta hasta evden çıkamadığım için sıkıntıdan patlayacak gibi olsam da bugün kendimi kötü hissetmem biraz zor. Evet başlıkta da dediğim gibi "homecoming" yani eve dönüş bugün başladı. Ve akşama aylardır görüşemeyen arkadaşlar ki bu blogda, bu biz oluyoruz:) bir araya gelmiş olacağız. Benim 4 en yakın arkadaşım yurt dışında okuyor. Biz burada kalanlar olarak hayata devam etsek de onlar geldiğinde farklı bir mutluluk oluyor tabiki de. Bu nedenle de yılın bu zamanı en mutlu olduğum, eskisi gibi bütün grup birlikte vakit geçirdiğimiz günler gelmiş oluyor.  İşte o ana, sadece saatler kala biz hala program yapmaya çalışırken, herkes gibi ben de hemen akşamın gelmesini istiyorum bir an önce. İşte homecoming... :)








12 Aralık 2010 Pazar

Coco Clementine

   Uzun zamandır gezdiğimi ve beğendiğim bir mekanı paylaşmıyordum. Bugün üç arkadaşımız askere gitti ve cuma gecesi de Gayrettepe Astoria'daki Coco Clementine'de onlara çok güzel bir "bye bye" yaptık.  Alışveriş merkezinden ayrı bir kapısı olduğu için mall'da eğlenmeye gidiyormuşsun gibi bir hava vermiyor bu mekanın hem daha şık hem de bağımsız gözükmesini sağlıyor. Doğumgünü, veda partisi vb. organizasyonlar için alternatif mekanlar ve fikirler arıyorsanız, benden sizlere tavsiye bir gidin görün. Biz eğlenceli bir cuma gecesi geçirdik doğrusu. Ama gitmeden önce bir rezervasyon yaptırın mutlaka.









p.s: mekan 10.00 - 23.00 saatleri arasında restoran olarak da hizmet veriyor.


coco clementine'in facebook sayfası da var!! 


Kömür Madeninde Elmas Aramak

  Bir sergi ödevi için Beyoğlunda dolaşırken Arter Sanat Galerisinin önüne buluverdik kendimizi. Ben Simla'ya bak burası İstanbul Barosu falan diye anlatırken Arter'in vitrininde duran şapka sergisi tanıdık geldi gözüme. Şu an hatırlamadığım bir dergide okumuştum daha önce. Ve aklımda kalan tek cümleyse: "izleycisini performanslarına dahil eden sergi" olmuştu. Modern sanat ve ilginç eserlerin arasında gezinirken oradaki görevlilerden de sanat eserleriyle ilgili bilgiler alıyorduk. Ödevin konusunu da seçmiş olduk böylece. Benim elimde fotoğraf makinam Simla'da ise not kağıtları ve kalem, bir bir inceliyorduk. Anlayamadığımız modern sanat eserlerinin arasında kendimizce anlamlar yüklüyodruk performanslara. Gerçekten çok çok keyifli bir gündü bizim için. Binanın üçüncü katına geldiğimizde çok ilginç bir çalışmayla karşılaştık. Kara Elmas'tı çalışmanın adı. Genişçe bir alan cam bir duvarla oda haline getirilmişti galerinin içinde. Bu cam duvarlı odanın içinde tam dokuz ton kömür ve bu kömürlerin arasındaysa bir küp şekerden biraz daha büyük bir siyah plastil küp vardı. Bu küp galerinin bir duvarından alınmış bir parçayı içinde bulunduruyordu. Ve duvardaki bu parçanın yerinde ise bir kıratlık bir elmas. İsteyen sanatseverler ki bu, bu durumda biz oluyorduk, odaya girip kübü arayabiliyordu. Ve bulan şanslı sanatsever ise bu kesinlikle biz değildik:) kübün temsil ettiği elmas paraçasına sahip olma hakını elde edebiliyordu. Simla'yla kısa bir tereddütten sonra sarı tulumları ve siyah çizmeleri giyip odaya daldık. Simla elinde kürekle bense bizzat kendi ellerimle kazmaya başladık. Belki kömürü biz buluruz diye... Bu arada çalışmanın şöyle bir ayrıntısı var: giren kişi bir daha girme hakkına sahip değil ve sadece 1 saat süre veriliyor. 
  Ahmet Öğüt'ün olan bu performansın anlatmak istediği şey: sanat eserlerin bakarken, onları incelerken harcanılması gereken efor. Bir çalışmayı anlayabilmek için sarfedilmesi geren çaba. Sanatçı bunu en iyi şekilde anlatabilmek için gerçekten fiziksel bir performansın kullanılabileceği bir eser koymuş ortaya. Ben de ödevim çiçin çektiğim fotoğrafları sizlerle bu ilginç deneyimimi paylaşmış olmak için koyuyorum kyliesblog'a


Ayşe Erkmen - "Şapka"

Canan Tolon - Tedbir

Ali Kazma - Noter Memuru

Ve Kara Elmas:










Ziyaret etmek isteyenler için:

Arter sanat için alan İstiklal Caddesi no: 211 34433 Beyoğlu, İstanbul; tel: 0212 243 37 67
(Giriş Ücretsizdir)
p.s: Elmas İstanbul Üniversitesi öğrencisi olan iki kişi tarafından geçen hafta bulunmuştur. :)

15 Kasım 2010 Pazartesi

Çok Yakında: Cirque du Soleil!!!


  Efsanevi bir topluluk 'Cirque du Soleil'. Babam bana DVDsini almıştı, sanırım 7-8 sene kadar oldu. İzlediğimde gerçekten çok beğenmiştim çünkü bugüne kadar izlediğim diğer sirklere hiç benzemiyordu. Zaten bildiğiniz anlamdaki sirkten farklılar. Dans, tiyatro ve akrobasi gibi gösterilerin bir araya gelmesinden oluşuyor gösterileri. Görsel olarak bambaşkalar ve kesinlikle izlenmeye değer görüyorum Cirque du Soleil'i. İyi haber şu ki: çok yakında İstanbul'dalar. Biletix Şubat 2011'de burda olacaklarını duyurdu. Henüz bilet satışları başlamadı ama kesin tarihler ve biletler de çok yakında Biletix'de duyrulucak. Bugüne kadar 100 milyondan fazla kişinin izlemiş olduğu Cirque du Soleil'i canlı olarak seyretmenizi kesinlikle tavsiye ediyorum. Umarım bu etkinlik için belirlenecek bilet fiyatları, insanların düşünmeden alabilecekleri uygunlukta olur. :)



















  İşte Cirque du Soleil'i daha yakından tanıyabilmeniz ve etkinlikle ilgili daha detaylı bilgi alabilmeniz için bir kaç site:


12 Kasım 2010 Cuma

ne yapsaaam, ne yapsaaaaam??

Bir haftasonu daha sonunda geldi derken hala evdeyim :) Birazdan çıkabilmeyi umuyorum ama bakalım :) Bu haftasonu için bazı tavsiyelerim olacak sizlere, eğer hala bir program yapmadıysanız veya bayram için tatile şimdiden çıkmadıysanız değerlendirebilirsiniz.
Öncelikle yarın için daha önce de duyurduğum ama gitmediğim Oldies But Goldies yine ve yeniden Babylon'da!!! Bu sefer kesinlikle kaçırmayıp, gidiyoruuuz. Bilet fiyatları bu sefer biraz artmış, 44.5tl ama bence gitmeye değer. Bütün gece eğlence garanti.





Pazar günü içinse bu hafta vizyona giren Unstoppable (Durdurulamaz) filmini tavsiye edebilirim. Aksiyon ve Denzel Washington iyi bir ikiliye benziyor. Ayrıca Chris Pine'nın oyunculuğunun iyi mi kötü mü olduğunu bilmiyorum ama bence yakışıklılığı filmi izlemeye değer kılıyor ;) Bu nedenle pazar akşam, belki Kanyon'da bir yemek ve ardından Unstoppable iyi bir seçim olabilir gibi. 


Kanyon sinema saatleri için linke tıklayabilirsiniz:

Ve çıkma vaktim yaklaştı. Bu akşam biz 'bir değişiklik' yapıyoruz ve 29'a gidiyoruz :) Bu sefer 29 lounge'da olmayı planladık. Tavsiye ederim... Herkese iyi eğlenceler!!!







8 Kasım 2010 Pazartesi

'toy watch is an addiction'

  Toy Watch! Kesinlikle herkes bir tane almalı. Geçen gün gazetede bir haber vardı: 'Hermés'i olmayan kadın kadın değildir' diye. Asıl toy watch'ı olmayan bir kadın düşünemiyorum :)) Ben alalı çook oldu 2009 yazıydı sanırım. Şimdi yeni bir tane almayı düşünüyorum açıkça söylemek gerekirse. Birbirinden güzel modelleri var, renkli renkli, çeşit çeşit. Bu sene fosforlularını ve beyaz renkli sadece camları renkli modelleri benim en çok hoşuma gienler. Yok ben renkli saat takmam, daha klasik model severim diyorsanız Toy Watch onu da düşünmüş. Daha klasik tarzda modellerde çıkarmış, taşlı, sarı veya beyaz altın görünümlü, krom, baget taşlı...  Koleksiyonunda: Fluo Pearly, Gems, Jelly, Jelly Looped, Jelly Army, Jelly Disco, Jelly Flag, Skeleton, Oversize, Fluo, Fluo Disco, Fluo Mood gibi bir çok seri ve model var. Kısacası Toy Watch almak istedikten sonra, zevkime göre bulamadım deme şansınız pek yok :) Ben Fluo serisinin pırlanta taşlı grisini takıyorum, genel olarak da Fluo serisindeki nerdeyse tüm modelleri beğeniyorum. Toy Watch tarzını en iyi o seri yansıtıyor bence. Ama geçen sene çıkardığı Jelly serisi de gerçekten çok hoş! Sizin için seçtiğim bazı modeller aşağıda, bir göz atın beğeneceğinize eminim ;)

Farklı Toy Watch Modelleri