Hürriyet

15 Ekim 2010 Cuma

teoman vs. oldies but goldies!

Bu cumartesi için iki güzel önerim var sizlere...
Canınız güzel müzikler dinleyip onlara eşlik ederek dans etmek istiyorsa işte seçenekleriniz:




Oldies But Goldies - Babylon









Geçmişte kalan günlerin enerjisini yeniden bedeninizde hissedeceğiniz Oldies But Goldies’le; Depeche Mode, The Cure, Madonna, A-Ha, Chic, Duran Duran, Snap, Cyndi Lauper, ABBA, Donna Summer, James Brown, Nena, Culture Club, U2, Blondie, The Smiths, Wham!, Frankie Goes To Hollywood, Michael Jackson ve The Clash gibi hiç eskimeyen isimler ve unutulmayan şarkıları Murat Beşer ve Mabbas’ın maharetli DJ setleri ve Engin Eraydın’ın etkileyici görselleriyle yeniden hayat buluyor. Babylon programının vazgeçilmezi, tüm zamanların en eğlenceli partisi Oldies But Goldies için hazırlanın!


bilet fiyatı : 39,00 TL


Eğer eski şarkılar bana uymaz derseniz de...






Teoman - Jolly Joker Balans












Albümlerindeki şarkıların bir çoğunun söz ve müziği kendisine ait olan, Türkiye'nin en iyi şarkı yazarlarından kabul edilen, "En İyi Şarkıcı","En İyi Söz Yazarı","En İyi Albüm" gibi kategorilerde sayısız ödülün sahibi olan Teoman, konserinde 2009 yılında çıkardığı son albümü "İnsanlık Halleri"nin yanı sıra eski albümlerinden sevilen parçalarını da seslendirecek.


bilet fiyatı : 
Ayakta: 56,00 TL
VIP: 100,00 TL

10 Ekim 2010 Pazar

cumartesi nerelere gidilir? ne yenir? ne içilir?




 Kalabalık bir arkadaş grubu, hepsinin ayrı ayrı damak tadları, ve kararsızlık içinde geçen dakikalar... Kimden mi bahsediyorum? Tabi ki 'Johnny Mohnny'den! :) Öncelikle Johnny Mohnny'nin ne olduğunu size kısaca açıklayayım ki bu kız neden bahsediyor demeyin. 'JM' küçük ama prestijli, içine girmesi de çıkması da zor bir bbm grubu ve arkadaş topluluğudur. Kendimi, bu küçük grubun bir parçası olabildiğim için çok şanslı hissettiğimi söylemek istiyorum öncelikle. Onlar gibi şeker insanların arasında aslında hangi programı yaparsanız yapın çok keyiflidir ama işte program oluşturma aşamasında biz de bazen, düzeltiyorum her zaman, ufak problemler yaşıyoruz. İşte bugünkü yazım sizin de kafanızda bizim gibi, bu cumartesi de nereye gitsek? ne yesek? ne içsek? yemekten sonra nerede eğlensek? gibi sorular oluşuyorsa, onları bir parça aydınlatabilmek için...

  Cumartesi programını ayarlamak Johnny Mohnny için uzun bekleyişleri olan, bazen hararetli tartışmaları içeren, içinde olup konuşmaktansa bazen sadece yazılanları takip etmekten keyif aldıran bir süreçtir...

Saat: yemek saatini biraz geçmiş olsa da hala şansınız var... (21:00-21:30 civarı)
Mekan: bizim için İlker'in evi diğerleri için de kendi evleri...
Program? Hala yok...

  Her neyse, uzun ve trafikli bir etiler turu ve açlığımızın bastırılamayacak seviyeye gelmesiyle: 'artık bir yere oturalım!' deyip Etiler All Sports Cafe'ye girdik. Tabii yedi kişi civarında olunca sadece uzlaşmaya varmak değil, herkesin oturaileceği bir masa bulmakta da zorluyor 'JM'yi. Ama yılmadık! Bekledik ve nihayet yemeklerimiz gelmişti... ASC'den tavsiye edebilecegim seçimler:
Başlangıçlardan: Domates Çorbası
Ana Yemeklerden: İtalyan Salamlı veya Kuşkonmazlı Pizza
Eğer yeşillik severseniz: Tavuk bonfileli salata
Tatlılardan: Elmalı pie veya çikolatalı brownie
menünün tamamını bu linkten görebilirsiniz : asc menü




  Ve yemeğimiz bitmiş, karnımız sonunda doymuştu... Şimdi daha büyük sorunlarımız vardı! Gece daha yeni başlıyordu ve nerede eğleneceğimize karar vermek için kısıtlı zamanımız vardı. Taksim'e mi gitseeeek? Yoksa kaplı bir yere miiii? Taksim'e gidiyorum ben gelen gelsin! Saçmalama birlikte bişeyler yapıcaz! Bu havada Taksim'e mi gidilir ya?! gibi konuşmalardan sonra, kararımız Ulus 29 oldu. İçerisi kalabalık, ama kısa bir bekleyişten sonra güzel bir stand almayı başarabildik. Müzik çok güzel! Herkes dans ediyor etrafınızdaki küçük havai fişekli shotlar ortalığı zaman zaman aydınlatıyor. Gitmeyenler için söylüyorum 29'un manzarasını kolay kolay başka mekanlarda bulamazsınız! Bir türlü dinmek bilmeyen yağmur Ulus 29 seçimimizin ne kadar doğru olduğunu bize bir kere daha kanıtlamış oldu.
*29'un üç ayrı bölümü var bunları : fine dining, casual dining&lounge bar ve clubbing olarak adlandırıyorlar. Biz Club kısmını tercih ettik.



  Ve gelelim yazımın son başlığı olan 'Ne içilir'e. Gece klüplerinde genellikle vodka veya whisky içiyor artık insanlar. Hadi bilemediniz mojito. Bütün bunlardan benim gibi sıkılanlara tavsiyem -Ulus 29'daki de ayrı bir güzeldi ama- BLOODY MARY olacak. Gerçekten gecemi güzelleştiren etkenlerden biri oldu. Bundan sonra favorimdir kendisi!
p.s: Ortaköy Anjelique'e giderseniz oradaki bloody mary shotları denemenizi da ayrıca şiddetle tavsiye ediiyorum. bloody maryden shot mı olur? demeyin, çok da güzel oluyor...