Hürriyet

18 Aralık 2010 Cumartesi

Homecoming!!!

  Yılın en sevdiğim zamanı, bugün oldu son iki senedir. Yurt dışında okuyan tüm öğrencilerin eve dönüş günü :))) Her ne kadar 2 gündür hasta hasta evden çıkamadığım için sıkıntıdan patlayacak gibi olsam da bugün kendimi kötü hissetmem biraz zor. Evet başlıkta da dediğim gibi "homecoming" yani eve dönüş bugün başladı. Ve akşama aylardır görüşemeyen arkadaşlar ki bu blogda, bu biz oluyoruz:) bir araya gelmiş olacağız. Benim 4 en yakın arkadaşım yurt dışında okuyor. Biz burada kalanlar olarak hayata devam etsek de onlar geldiğinde farklı bir mutluluk oluyor tabiki de. Bu nedenle de yılın bu zamanı en mutlu olduğum, eskisi gibi bütün grup birlikte vakit geçirdiğimiz günler gelmiş oluyor.  İşte o ana, sadece saatler kala biz hala program yapmaya çalışırken, herkes gibi ben de hemen akşamın gelmesini istiyorum bir an önce. İşte homecoming... :)








12 Aralık 2010 Pazar

Coco Clementine

   Uzun zamandır gezdiğimi ve beğendiğim bir mekanı paylaşmıyordum. Bugün üç arkadaşımız askere gitti ve cuma gecesi de Gayrettepe Astoria'daki Coco Clementine'de onlara çok güzel bir "bye bye" yaptık.  Alışveriş merkezinden ayrı bir kapısı olduğu için mall'da eğlenmeye gidiyormuşsun gibi bir hava vermiyor bu mekanın hem daha şık hem de bağımsız gözükmesini sağlıyor. Doğumgünü, veda partisi vb. organizasyonlar için alternatif mekanlar ve fikirler arıyorsanız, benden sizlere tavsiye bir gidin görün. Biz eğlenceli bir cuma gecesi geçirdik doğrusu. Ama gitmeden önce bir rezervasyon yaptırın mutlaka.









p.s: mekan 10.00 - 23.00 saatleri arasında restoran olarak da hizmet veriyor.


coco clementine'in facebook sayfası da var!! 


Kömür Madeninde Elmas Aramak

  Bir sergi ödevi için Beyoğlunda dolaşırken Arter Sanat Galerisinin önüne buluverdik kendimizi. Ben Simla'ya bak burası İstanbul Barosu falan diye anlatırken Arter'in vitrininde duran şapka sergisi tanıdık geldi gözüme. Şu an hatırlamadığım bir dergide okumuştum daha önce. Ve aklımda kalan tek cümleyse: "izleycisini performanslarına dahil eden sergi" olmuştu. Modern sanat ve ilginç eserlerin arasında gezinirken oradaki görevlilerden de sanat eserleriyle ilgili bilgiler alıyorduk. Ödevin konusunu da seçmiş olduk böylece. Benim elimde fotoğraf makinam Simla'da ise not kağıtları ve kalem, bir bir inceliyorduk. Anlayamadığımız modern sanat eserlerinin arasında kendimizce anlamlar yüklüyodruk performanslara. Gerçekten çok çok keyifli bir gündü bizim için. Binanın üçüncü katına geldiğimizde çok ilginç bir çalışmayla karşılaştık. Kara Elmas'tı çalışmanın adı. Genişçe bir alan cam bir duvarla oda haline getirilmişti galerinin içinde. Bu cam duvarlı odanın içinde tam dokuz ton kömür ve bu kömürlerin arasındaysa bir küp şekerden biraz daha büyük bir siyah plastil küp vardı. Bu küp galerinin bir duvarından alınmış bir parçayı içinde bulunduruyordu. Ve duvardaki bu parçanın yerinde ise bir kıratlık bir elmas. İsteyen sanatseverler ki bu, bu durumda biz oluyorduk, odaya girip kübü arayabiliyordu. Ve bulan şanslı sanatsever ise bu kesinlikle biz değildik:) kübün temsil ettiği elmas paraçasına sahip olma hakını elde edebiliyordu. Simla'yla kısa bir tereddütten sonra sarı tulumları ve siyah çizmeleri giyip odaya daldık. Simla elinde kürekle bense bizzat kendi ellerimle kazmaya başladık. Belki kömürü biz buluruz diye... Bu arada çalışmanın şöyle bir ayrıntısı var: giren kişi bir daha girme hakkına sahip değil ve sadece 1 saat süre veriliyor. 
  Ahmet Öğüt'ün olan bu performansın anlatmak istediği şey: sanat eserlerin bakarken, onları incelerken harcanılması gereken efor. Bir çalışmayı anlayabilmek için sarfedilmesi geren çaba. Sanatçı bunu en iyi şekilde anlatabilmek için gerçekten fiziksel bir performansın kullanılabileceği bir eser koymuş ortaya. Ben de ödevim çiçin çektiğim fotoğrafları sizlerle bu ilginç deneyimimi paylaşmış olmak için koyuyorum kyliesblog'a


Ayşe Erkmen - "Şapka"

Canan Tolon - Tedbir

Ali Kazma - Noter Memuru

Ve Kara Elmas:










Ziyaret etmek isteyenler için:

Arter sanat için alan İstiklal Caddesi no: 211 34433 Beyoğlu, İstanbul; tel: 0212 243 37 67
(Giriş Ücretsizdir)
p.s: Elmas İstanbul Üniversitesi öğrencisi olan iki kişi tarafından geçen hafta bulunmuştur. :)