Hürriyet

27 Şubat 2012 Pazartesi

and the Oscar goes tooooo




Bu sene ilk defa uykumdan çalıp saat 4e kadar Oscar Törenini izledim. Red Carpet'i sonuna kadar, ödül törenini ise başlarına kadar canlı yayından takip etmiş oldum. Tabii Ntv'nin ertesi günü tüm töreni baştan verecek olmasının rahatlığı da vardı.



Tabi ki favori tasarımcım olan Elie Saab (nerde görsem tasarımını anında tanıdığım adam) elbiseli iki oyuncu Milla Jovovich ve The Artist'in baş rol oyuncularından Bérénice Bejo en beğendiklerimden. Milla Jovovich'in kendisini pek güzel bulmadığımı da belirtmek isterim :)




Elie Saab'ın yeri ayrı.. 
Bir diğer kırmızı halı bombası: Jennifer Lopez. Gerçekten muhteşem görünüyordu. Lopez'in elbisesi Zuhair Murad, bence Elie Saab gibi payetlere ve taşlara çok düşkün olan ve bunları kesinlikle en şık ve zarif şekilde kullanmayı bilen bir tasarımcı. 


J.Lo'yla birlikte sahneye çıkıp ödül veren küçüklüğümden beri en beğendiğim kadınlarda Cameron Diaz Gucci elbibesiyle hem sexy hem de çok zarifti. Charlie's Angels filminden beri hala benim favori angel'ım ;)




Yukarıdaki fotoğrafta hemen arkada duran minyon ve daima güzel kadın Natalie Portman! Bence ne giyse çok yakışıyor. Bundan önceki iki Oscar'da da tercihi Rodart olmuştu bu sefer ise Dior Haute Couture. En güzel Oscar elbisesi değildi belki ama her zamanki gibi etkileyiciydi.


Gwyneth Paltrow Tom Ford  elbisesinde tek kelimeyle muhteşemdi, Penélope Cruz'u ise gris-bleu Armani tuvaleti içinde çok çok beğendim.



Angelina Jolie ise bence tam bir Versace'ydi! Aşırı zayıflığı biraz rahatsız ediyor ama yine de güzel :)



Jessica Chastain ise herkesin çok beğendiği, hatta twitter'de en güzel giyinen olarak seçtiği fakat benim elbisesini çok beğenmediğim ünlülerden. Kendisi çok sempatik ve güzel hatta The Help filminde en çok beğendiğim oyunculardandı fakat Alexander McQueen elbisesine çok ısınamadım. Saç rengimizin benzerliğinden kendisine ayrı bir sempatim var ama :))


Octavia Spencer için hiç bir yorum yapmıyorum bu elbise bence en iyilerden! Elbise Tadashi Shoji.


Aynı şekilde Viola Davis de Vera Wang elbisesiyle göz alıcıydı. 


Rooney Mara - Givenchy, Stacy Keibler ise Marchesa elbisesi ve tabi ki yanında George Clooney'le oldukça güzel görünüyordu :)




Emma Stone - Giambattista Valli, tarzım olmayan ama şık bir elibse giymiş, fakat rengi efsane!! Michelle WilliamsLouis Vuitton elbiseyle ben malesef  beğenemedim. Sanırım Louis pek bana göre değil :)



Son olarak da cuma günü izlediğim ve pek de Oscar'lık bulmadığım film The Descendents'ın güzel oyuncusu Shailene Woodley - Valentino elbisesiyle biraz fazla kapalı ama yine de şık.



En İyi Film: The Artist
En İyi Erkek Oyuncu: Jean Dujardin, The Artist
En İyi Kadın OyuncuMerly Streep, The Iron LadyEn İyi Yardımcı Kadın Oyuncu: Octavia Spencer, The Help
En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu: Christopher Plummer, Beginners
En İyi Yönetmen: Michel Hazanavicius, The Artist
En İyi Uyarlama Senaryo: The Descendants
En İyi Özgün Senaryo: Midnight in Paris
En İyi Animasyon Filmi: Rango
En İyi Görüntü Yönetimi: Hugo
En İyi Kurgu: The Girl With The Dragon Tattoo
En İyi En İyi Sanat Yönetimi: Hugo
En iyi Kostüm: The Artist
En İyi Makyaj: The Iron Lady
En İyi Özgün Müzik: The Artist
En İyi Şarkı: The Muppets
En İyi Ses Miksajı: Hugo
En İyi Ses Kurgusu: Hugo
En İyi Görsel Efekt: Hugo
En İyi Yabancı Film: A Separation

Modayla ilgili pek yazmıyorum bu sefer ufacık da olsa fikirlerimi paylaştım Oscar'ın şerefine ;)

Ma-don-na!




Belki de en çok beklediğim konserlerden birisiydi Madonna konseri, Coldplay'den sonra tabi. Gelecek mi gelmeyecek mi diye düşünürken bir gün facebookta bir arkadaşımın post ettiğini gördüm. Bu arada inanılmaz bir heyecanla Madonna'yı bekleyen Ergin, askerde olmasına rağmen konseri anında öğrenmişti. Beni aradığında ilk cümlesi -Madonna geliyormuş, takipte ol mutlaka bilet almalıyız- oldu :) Ve gün geldi çattı, geçtiğimiz cuma biletler satışa çıktığında ertesi güne 7 kategoriden sadece son 3'ü kalmıştı. O derece bir talep yani. Tribünden mi alsak saha içinden mi tartışmaları, ufak çapta atlattığım biletix-hsbc krizleri, Kıbrıs Merkez Komutanlığıyla 40 küsur kez yaptığım telefon görüşmeleri sonucunda biletimizi satın aldık. Ve şimdi 7 Haziran'ı dört gözle beklemekteyiz. Bakalım Türk Telekom'da gerçekleşecek bu konser beklendiği gibi efsanevi olacak mı. Yoksa bir Rihanna, U2 konserleri gibi beklentileri karşılayamayacak mı? Tahminimce çok güzel bir stadyum konseri olacaktır. Ne de olsa Madonna!




Biletler bugün itibariyle tükendi. Biletix internet sitesinden şu an satış yapılmamakta. Bu gerçekten bir rekor bence :) Üstelik fiyatların çok da ucuz olmadğını göz önünde bulundurursak...



Madonna'nın ve Justin Timberlake'le olan şarkısı 4 minutes klibi ve dansı açısından da en çok sevdiklerimden biridir





En Iyi

Ilk kez bir kaç ay önce radyoda dinlediğimde neşeli müziği çok hoşuma gitmişti. Şimdi her yerde çalmaya başladı. Bu şarkıdan ya nefret ediyorsunuz ya da çok seviyorsunuz sanırım. Ben seven taraftayım.

Michel Télo'dan Ay Se Eu Te Pego!!! Can her ne kadar "mosaların şarkısı" olarak adlandırsa da "Ay Se Eu Te Pego" benim bu ara favorilerimden! Sözlerini biraz araştırdım ve sanırım biraz bizim Tarkan'ın "Yakalarsam Muck" şarkısı havasında  :) Portekizce ve sözlerinden kesinlikle en ufak bir şey anlamak mümkün değil ama yine de çok sıcak ve yakın geliyor. 29'da mutlaka 2 kere çalıyor ve daha da neşelenmemi sağlıyor. Özel bir koreografisi de var. En zevkli kısmı da bu zaten. Bence bu şarkı 2010'ların Macarena'sı olabilir :))


İnternetten dansını da izlemeyi unutmayın ;)